Past perfect tense nedir, nasıl kullanılır?

Son güncelleme: Tahmini okuma süresi: 5 dk.

Past perfect tense, geçmişteki bir olaydan ya da belli bir andan önce olup bitmiş eylemleri anlatan zamandır: Zeynep had already left when I called her. Had ve fiilin üçüncü biçimiyle (past participle) kurulur; had her öznede aynıdır. Türkçedeki en yakın karşılığı öğrenilen geçmiş zamanın hikâyesidir (-mıştı, -mişti).

Ne zaman kullanılır?

  1. Geçmişteki başka bir olaydan önce olmuş eylemler. Önce olan eylem past perfect, sonra olan eylem simple past ile anlatılır: Zeynep had already left when I called her. → “Onu aradığımda Zeynep çoktan çıkmıştı.” / The guests had gone home by the time the cake arrived. → “Pasta geldiğinde konuklar evlerine gitmişti.”
  2. Geçmişte belli bir zamandan önce olmuş eylemler: By 2020, Murat had changed jobs three times. → “2020’ye gelindiğinde Murat üç kez iş değiştirmişti.”
  3. Geçmişteki bir durumun nedenini anlatırken, çoğunlukla because ile: She was nervous because she had never spoken in public before. → “Heyecanlıydı, çünkü daha önce hiç topluluk önünde konuşmamıştı.”
  4. Aktarılan sözlerde, aktarma fiili (said, told) geçmiş zamandayken: Ali said he had lost his phone. → “Ali telefonunu kaybettiğini söyledi.” Bu yapının ayrıntısı dolaylı anlatım (reported speech) konusudur.
  5. Geçmişe dair, gerçekleşmemiş koşullarda if ile başlayan bölümde: If I had known, I would have called you. → “Bilseydim seni arardım.” Past perfect yalnızca if ile başlayan bölümde kullanılır, öteki bölümde kullanılmaz. Bu yapının ayrıntısı koşul cümleleri (conditionals) konusudur.

Zaman bildiren sözlerle

  • After ile önce olan eylem past perfect olur: After the kids had gone to bed, we watched a movie. → “Çocuklar yattıktan sonra bir film izledik.”
  • Before ile simple past de past perfect de kullanılabilir: We left before the storm started. / We left before the storm had started. → “Fırtına başlamadan önce çıktık.”
  • When ile seçilen zaman anlamı değiştirir: When Elif got home, Can cooked dinner. → “Elif eve geldiğinde Can yemek yaptı.” (Elif gelince) / When Elif got home, Can had cooked dinner. → “Elif eve geldiğinde Can yemeği yapmıştı.” (Elif gelmeden önce)
  • Already ve just past perfect ile sık kullanılır: already eylemin daha önce, just çok kısa bir süre önce olduğunu gösterir: The meeting had just ended when I joined the call. → “Görüşmeye bağlandığımda toplantı daha yeni bitmişti.”

Eylemler olduğu sırayla, birbiri ardınca anlatıldığında past perfect gerekmez; simple past yeterlidir: I closed the windows and left the house. → “Pencereleri kapattım ve evden çıktım.”

Nasıl kurulur?

Bütün öznelerle had kullanılır; ardından fiilin üçüncü biçimi gelir. Olumsuz cümlede not bu yardımcı fiilden sonra gelir; soruda had öne geçer. Olumsuz cümlede ve soruda did kullanılmaz.

YapıÖrnek
Olumlu: özne + had + fiilin üçüncü biçimiI had finished. / She’d left.
Olumsuz: özne + had not (hadn’t) + fiilin üçüncü biçimiWe hadn’t met before.
Soru: Had + özne + fiilin üçüncü biçimi?Had they eaten? / Where had you parked?
Kısa cevapYes, I had. / No, she hadn’t.

Had yardımcı fiili kısaltılınca ’d olur (I’d, she’d, they’d); aynı kısaltma would için de kullanılır. Kısaltmalardaki kesme işareti için Kesme işareti nerede kullanılır? sayfasının “İngilizcede” bölümüne bakın. Düzensiz fiillerin üçüncü biçimleri için İngilizce düzensiz fiiller sayfasına bakın.

Sık yapılan hatalar

YanlışDoğru
By the time we had found our seats, the movie already started.By the time we found our seats, the movie had already started.
I had went to bed early.I had gone to bed early.
He hadn’t saw the message.He hadn’t seen the message.
Did you had eaten before the meeting?Had you eaten before the meeting?
If I had known, I had called you.If I had known, I would have called you.

Türkçedeki en yakın karşılığı

Bu zamanın Türkçedeki en yakın karşılığı öğrenilen geçmiş zamanın hikâyesidir (-mıştı, -mişti, -muştu, -müştü): Zeynep had already left when I called her. → “Onu aradığımda Zeynep çoktan çıkmıştı.” İki dilin ayrıldığı yerler:

  • Aktarılan sözlerde Türkçe başka bir yapı kullanır: “Ali telefonunu kaybettiğini söyledi.” → Ali said he had lost his phone. Türkçede “-dığını” ile kurulan cümle, İngilizcede past perfect ile karşılanır.
  • Türkçedeki öğrenilen geçmiş zaman (-mış) past perfect değildir. “Ali dün gelmiş.” cümlesi başka bir olaydan önceki bir eylemi değil, başkasından öğrenilen ya da sonradan fark edilen bir bilgiyi anlatır: I heard Ali came yesterday.
  • Koşul cümlelerinde Türkçe “-saydı” kullanır: “Bilseydim seni arardım.” → If I had known, I would have called you.

Kaynak

İlgili