Conditionals (koşul cümleleri) nedir, nasıl kurulur?

Son güncelleme: Tahmini okuma süresi: 5 dk.

Conditionals (koşul cümleleri), hayal edilen ya da belirsiz bir durumu ve onun olası sonucunu anlatan cümlelerdir: If it rains, we will stay home. → “Yağmur yağarsa evde kalırız.” Cümle iki bölümden oluşur: if ile başlayan koşul bölümü ve sonucu anlatan ana bölüm. Koşul bölümündeki fiilin zamanı, konuşanın o durumu ne kadar olası gördüğünü gösterir.

Koşul cümlesi türleri

Tür ve anlamıYapı ve örnek
Gerçek koşul: her seferinde doğru olan, genel durumlarif + simple present, simple present: If I drink coffee at night, I can’t sleep. → “Gece kahve içersem uyuyamam.”
First conditional: olası ya da büyük ihtimalle olacak bir gelecekif + simple present, will / can / may / might + fiil: If you leave now, you’ll catch the train. → “Şimdi çıkarsan trene yetişirsin.”
Second conditional: şimdi ya da gelecekte pek olası görülmeyen, hayal edilen bir durumif + simple past, would / could / might + fiil: If I had more time, I would learn to play the guitar. → “Daha çok vaktim olsa gitar çalmayı öğrenirdim.”
Third conditional: geçmişte olmamış bir şeyi ve onun sonucunu hayal etmekif + past perfect, would / could / might + have + fiilin üçüncü biçimi: If we had left earlier, we wouldn’t have missed the flight. → “Daha erken çıksaydık uçağı kaçırmazdık.”
Karışık (mixed): geçmişteki bir olayın bugünkü sonucuif + past perfect, would + fiil: If I hadn’t moved to Izmir, I wouldn’t know Selin. → “İzmir’e taşınmasaydım Selin’i tanımazdım.”
  • Second conditional cümlesindeki geçmiş zaman geçmişi anlatmaz; durumun gerçeklikten uzak olduğunu gösterir: If I had a car, I would drive to work. (Şu an arabam yok.)
  • First ve second conditional arasındaki fark olasılıktır: If I get the job, I’ll move to Ankara. (İşi almam mümkün.) / If I got the job, I would move to Ankara. (Pek olası görmüyorum.)
  • Third conditional gerçekte olmamış bir geçmişi anlatır; if ile başlayan bölümde past perfect tense kullanılır: If she had asked me, I would have helped her. (Sormadı; ben de yardım etmedim.)

Will ve would hangi bölümde?

Will ve would sonuç bölümünde kullanılır, if ile başlayan bölümde kullanılmaz: If it snows tomorrow, the schools will close. (“If it will snow” değil) / If I knew the answer, I would tell you. (“If I would know” değil) / If he had called, I would have answered. (“If he would have called” değil). Gündelik konuşmada if bölümünde would have duyulsa da birçok kişi bunu yanlış kabul eder.

Will ve would, gelecek anlamında değil “istekli olmak” anlamında if bölümünde kullanılabilir: If you will wait here, I’ll get the manager. → “Burada beklerseniz müdürü çağırırım.” Kibar ricalarda da görülür.

Sıra ve virgül

Koşul bölümü çoğunlukla başta gelir, ama sonda da olabilir. Başta geldiğinde yazıda ardından genellikle virgül konur; sonda geldiğinde genellikle virgül konmaz:

  • If you see Emre, tell him to call me.
  • Tell Emre to call me if you see him.

Unless ve diğer kalıplar

  • Unless “… -mezse, … olmadıkça” anlamındadır; if … not anlamına yakındır: We’ll eat outside unless it gets too cold. → “Hava fazla soğumazsa dışarıda yeriz.” Unless ile if birlikte kullanılmaz (“unless if” değil); olmamış, imkânsız geçmiş koşullarda da unless yerine if … not kullanılır.
  • As long as bir koşulu sınırlar: You can borrow my car as long as you bring it back tonight. → “Bu akşam geri getirdiğin sürece arabamı alabilirsin.”
  • Even if şaşırtıcı ya da uç durumlarda kullanılır: I’m going even if it rains. → “Yağmur yağsa bile gideceğim.”
  • Resmî dilde if düşürülüp yardımcı fiil öne alınabilir: Should you need help, please call us. (= If you should need help …) / Had I known, I would have come earlier. (= If I had known …)

Sık yapılan hatalar

YanlışDoğru
If it will rain, we will stay home.If it rains, we will stay home.
If I would have more money, I would buy a house.If I had more money, I would buy a house.
If you practiced more, you will play better.If you practiced more, you would play better.
If I would have known, I would have come.If I had known, I would have come.
I’ll be there at six unless if the traffic is bad.I’ll be there at six unless the traffic is bad.

Türkçedeki en yakın karşılığı

Koşul cümlelerinin Türkçedeki en yakın karşılığı şart ekiyle (-sa, -se) kurulan cümlelerdir: If it rains, we will stay home. → “Yağmur yağarsa evde kalırız.” İki dilin ayrıldığı yerler:

  • Türkçe “-sa” gelecekten söz ettiği hâlde İngilizcede if bölümü simple present ile kurulur: “Yarın vaktim olursa gelirim.” → If I have time tomorrow, I’ll come.
  • Türkçe “-saydı … -ırdı” kalıbı hem bugüne hem geçmişe dair gerçek dışı durumları anlatabilir; İngilizce bunları ayırır: “Param olsaydı o evi alırdım.” Şu anki bir durumsa If I had the money, I would buy that house. (second conditional), geçmişteki bir fırsatsa If I had had the money, I would have bought that house. (third conditional).
  • Türkçedeki “-madıkça, -mazsa” çoğu zaman unless ile karşılanır: “Sen söylemedikçe kimse bilmez.” → Nobody will know unless you tell them.

Kaynak

İlgili