İngilizce zamanlar

Son güncelleme: Tahmini okuma süresi: 8 dk.

İngilizce zamanlar (tenses), bir eylemin ne zaman olduğunu ve nasıl gerçekleştiğini, yani bitmiş mi, sürüyor mu, şimdiyle bağı var mı, gösteren fiil biçimleridir. Fiil kendi başına yalnızca iki zaman gösterir: şimdiki (I work) ve geçmiş (I worked). Öteki biçimler be, have ve will gibi yardımcı fiillerle kurulur: I am working, I have worked, I will work.

Zamanlar nasıl adlandırılır?

İngilizce bir zamanın adı iki bilgiyi birlikte verir: eylemin zamanı (present, past, future) ve fiilin hangi yapıyla kurulduğu:

  • Simple: şimdiki ve geçmiş zamanda yardımcı fiil olmadan, gelecekte will ile: I work, I worked, I will work.
  • Continuous (Amerikan kaynaklarında progressive): be + fiil-ing: I am working, I was working.
  • Perfect: have + fiilin üçüncü biçimi: I have worked, I had worked.
  • Perfect continuous: have been + fiil-ing: I have been working.

Zamanların kaç tane sayıldığı kaynaktan kaynağa değişir: yardımcı fiillerle kurulan biçimlerin hepsi sayıldığında bu sayı otuza kadar çıkar.

Temel zamanlar

Simple present tense

Alışkanlıkları, genel doğruları, kalıcı durumları ve saati belli, programa bağlı gelecek olayları anlatır: I drink coffee every morning. Türkçedeki en yakın karşılığı geniş zamandır, ama şu anki durumlar Türkçede çoğunlukla şimdiki zamanla söylenir. Ayrıntısı için Simple present tense nedir, nasıl kullanılır? sayfasına bakın.

Present continuous tense

Konuşma anında ya da bu günlerde süren eylemleri ve önceden ayarlanmış planları anlatır: The baby is sleeping. Türkçedeki en yakın karşılığı şimdiki zamandır; ancak Türkçedeki “-yor” İngilizcedeki bu yapıdan çok daha geniş kullanılır. Ayrıntısı için Present continuous tense nedir, nasıl kullanılır? sayfasına bakın.

Simple past tense

Geçmişte olup bitmiş eylemleri ve durumları anlatır: Selin repaired her bike on Sunday. Türkçedeki en yakın karşılığı görülen geçmiş zamandır. Ayrıntısı için Simple past tense nedir, nasıl kullanılır? sayfasına bakın.

Past continuous tense

Geçmişte belli bir anda ya da bir süre boyunca devam eden eylemleri ve başka bir eylemle kesilen eylemleri anlatır: I was taking a shower when the phone rang. Türkçedeki en yakın karşılığı şimdiki zamanın hikâyesidir. Ayrıntısı için Past continuous tense nedir, nasıl kullanılır? sayfasına bakın.

Present perfect tense

Geçmişte olmuş ama şimdiyle bağı süren eylem ve durumları anlatır: deneyimler, şimdiye kadar tekrarlanan eylemler ve hâlâ süren durumlar: Elif has played the violin for nine years. Türkçede tek bir karşılığı yoktur; anlamına göre geçmiş zamanla ya da şimdiki zamanla karşılanır. Ayrıntısı için Present perfect tense nedir, nasıl kullanılır? sayfasına bakın.

Future tense: will ve be going to

Gelecekte olacakları anlatır. Will tahminler, teklifler ve sözler için; be going to önceden verilmiş kararlar ve şimdiki belirtilere dayanan tahminler için kullanılır: I’ll wash the dishes tonight. / We’re going to paint the kitchen. Türkçedeki en yakın karşılığı gelecek zamandır. Ayrıntısı için Future tense: will ve be going to nasıl kullanılır? sayfasına bakın.

Bir bakışta

ZamanTemel kullanım
Simple present: I work.Alışkanlıklar, genel doğrular, kalıcı durumlar, programa bağlı gelecek
Present continuous: I am working.Şu anda ya da bu günlerde süren eylemler, ayarlanmış planlar
Simple past: I worked.Geçmişte olup bitmiş eylemler ve durumlar
Past continuous: I was working.Geçmişte belli bir anda süren ya da kesilen eylemler
Present perfect: I have worked.Deneyimler, şimdiye kadar tekrarlanan eylemler, hâlâ süren durumlar
Future, will: I will work.Tahminler, teklifler, sözler
Future, be going to: I am going to work.Önceden verilmiş kararlar, belirtiye dayanan tahminler
Past perfect: I had worked.Geçmişteki bir olaydan ya da andan önce olup bitmiş eylemler
Present perfect continuous: I have been working.Geçmişte başlayıp hâlâ süren ya da az önce biten eylemler, süreye odaklanarak
Past perfect continuous: I had been working.Geçmişteki bir andan önce başlayıp bir süre devam etmiş eylemler
Future continuous: I will be working.Gelecekte belli bir anda sürüyor olacak eylemler
Future perfect: I will have worked.Gelecekte belli bir zamana kadar tamamlanmış olacak eylemler
Future perfect continuous: I will have been working.Gelecekteki bir ana kadar sürmüş olacak eylemlerin süresi

Türkçedeki en yakın karşılıkları

İngilizce zamanların Türkçede birebir karşılığı yoktur; aşağıdakiler en yakın karşılıklardır:

İngilizce zamanTürkçedeki en yakın karşılığı
Simple presentGeniş zaman (-r, -ar, -er)
Present continuousŞimdiki zaman (-yor)
Simple pastGörülen geçmiş zaman (-dı, -di)
Past continuousŞimdiki zamanın hikâyesi (-yordu)
Present perfectTek bir karşılığı yok: geçmiş zaman ya da şimdiki zaman
Future (will, be going to)Gelecek zaman (-acak, -ecek)
Past perfectÖğrenilen geçmiş zamanın hikâyesi (-mıştı, -mişti)
Present perfect continuousŞimdiki zaman, çoğunlukla “-dır” ya da “-den beri” ile (-yor)
Past perfect continuousŞimdiki zamanın hikâyesi, çoğunlukla “-dır” ya da “-den beri” ile (-yordu)
Future continuous“-yor olacak” yapısı
Future perfect“-mış olacak” yapısı
Future perfect continuousTek bir karşılığı yok: “-dır” ile “-yor olacak”

İki dilin en çok ayrıldığı yerler:

  • Türkçedeki “-yor” İngilizcede çoğu zaman simple present olur: “Ankara’da yaşıyorum.” → I live in Ankara. / “Anlamıyorum.” → I don’t understand.
  • Geçmişte başlayıp süren durumlar Türkçede şimdiki zamanla, İngilizcede present perfect ile söylenir: “Elif dokuz yıldır keman çalıyor.” → Elif has played the violin for nine years.
  • Türkçedeki öğrenilen geçmiş zamanın (-mış) İngilizcede ayrı bir zamanı yoktur: “Ali dün gelmiş.” → I heard Ali came yesterday.
  • Türkçede soru eki vardır, İngilizcede yoktur; soru yardımcı fiil öne alınarak kurulur: Do you like tea? Did you call her? Will you be home? Ayrıntısı için Soru eki “mi” ayrı mı yazılır? sayfasının “İngilizcede” bölümüne bakın.

Diğer zamanlar

Bu altı başlığın dışında kalan zamanlar şunlardır: past perfect (I had worked), present perfect continuous (I have been working), past perfect continuous (I had been working), future continuous (I will be working), future perfect (I will have worked) ve future perfect continuous (I will have been working).

Past perfect tense

Geçmişteki bir olaydan ya da belli bir andan önce olup bitmiş eylemleri anlatır: Zeynep had already left when I called her. Türkçedeki en yakın karşılığı öğrenilen geçmiş zamanın hikâyesidir (-mıştı). Ayrıntısı için Past perfect tense nedir, nasıl kullanılır? sayfasına bakın.

Present perfect continuous tense

Geçmişte başlayıp hâlâ süren ya da az önce biten eylemleri, eylemin süresine odaklanarak anlatır: Defne has been learning Japanese for two years. Türkçede çoğunlukla “-dır” ya da “-den beri” ile şimdiki zamanla karşılanır: “Defne iki yıldır Japonca öğreniyor.” Ayrıntısı için Present perfect continuous tense nedir, nasıl kullanılır? sayfasına bakın.

Past perfect continuous tense

Geçmişteki bir andan önce başlayıp bir süre devam etmiş eylemleri anlatır: Ahmet had been working at the bank for ten years when he decided to open a café. Türkçedeki en yakın karşılığı şimdiki zamanın hikâyesidir (-yordu). Ayrıntısı için Past perfect continuous tense nedir, nasıl kullanılır? sayfasına bakın.

Future continuous tense

Gelecekte belli bir anda sürüyor olacak eylemleri anlatır: This time tomorrow, we’ll be driving to Antalya. Türkçedeki en yakın karşılığı “-yor olacak” yapısıdır. Ayrıntısı için Future continuous tense nedir, nasıl kullanılır? sayfasına bakın.

Future perfect tense

Gelecekte belli bir zamana kadar tamamlanmış olacak eylemleri anlatır: By the end of the year, Emre will have run five marathons. Türkçedeki en yakın karşılığı “-mış olacak” yapısıdır. Ayrıntısı için Future perfect tense nedir, nasıl kullanılır? sayfasına bakın.

Future perfect continuous tense

Gelecekteki bir ana kadar bir eylemin ne kadar süredir devam etmiş olacağını vurgular: In October, Murat will have been driving a taxi for fifteen years. Türkçede tek bir karşılığı yoktur; en yakın karşılığı “-dır” ile kullanılan “-yor olacak” yapısıdır. Ayrıntısı için Future perfect continuous tense nedir, nasıl kullanılır? sayfasına bakın.

Kaynak

İlgili