Past perfect continuous tense nedir, nasıl kullanılır?
Past perfect continuous tense, geçmişteki bir andan ya da olaydan önce başlamış ve bir süre devam etmiş eylemleri, eylemin süresine odaklanarak anlatan zamandır: Ahmet had been working at the bank for ten years when he decided to open a café. Had been ve fiilin -ing eki almış biçimiyle kurulur; had been her öznede aynıdır. Amerikan dil bilgisi kaynaklarında continuous yerine progressive sözü de kullanılır. Türkçedeki en yakın karşılığı şimdiki zamanın hikâyesidir (-yordu).
Ne zaman kullanılır?
- Geçmişteki bir andan önce başlayıp bir süre devam eden eylemler. Eylem o ana kadar sürmüş de olabilir, o andan önce bitmiş de; süre çoğunlukla for, since ya da How long ile verilir: Ahmet had been working at the bank for ten years when he decided to open a café. → “Ahmet kafe açmaya karar verdiğinde on yıldır bankada çalışıyordu.” / How long had they been dating when they got married? → “Evlendiklerinde ne zamandır birlikteydiler?”
- Geçmişte bitmiş ama etkisi o anda görülen eylemler: Kerem’s clothes were dirty because he had been working in the garden. → “Kerem’in üstü başı kirliydi, çünkü bahçede çalışıyordu.”
Past perfect ile farkı
- Bitti mi, sürüyor muydu? Past perfect eylemin tamamlandığını ve sonucunu; past perfect continuous eylemin sürdüğünü ve süresini öne çıkarır: She had written the report by noon. → “Öğlene kadar raporu yazmıştı.” / She had been writing the report all morning when her computer crashed. → “Bilgisayarı çöktüğünde bütün sabah raporla uğraşıyordu.”
- Kalıcı mı, geçici mi? Past perfect daha kalıcı bir durumu, past perfect continuous geçici bir durumu düşündürebilir: He had always lived in Izmir. → “Hep İzmir’de yaşamıştı.” / He had been staying at a hotel. → “Bir otelde kalıyordu.”
- Durum bildiren fiiller (know, like, understand, believe) ve duyularla ilgili hear, smell, taste bu yapıda kullanılmaz; past perfect kullanılır: They had known the truth for weeks. → “Gerçeği haftalardır biliyorlardı.” Ayrıntısı için Durum bildiren fiiller (stative verbs) sayfasına bakın.
- Bir anda olup biten eylemlerde (start, stop) da continuous yapı kullanılmaz: The concert had started when we arrived. (“The concert had been starting” değil)
Nasıl kurulur?
Bütün öznelerle had been kullanılır; asıl fiil -ing eki alır. Olumsuz cümlede not bu yardımcı fiilden sonra gelir; soruda had öne geçer.
| Yapı | Örnek |
|---|---|
| Olumlu: özne + had been + fiil-ing | I had been working. / She’d been working. |
| Olumsuz: özne + had not (hadn’t) + been + fiil-ing | They hadn’t been talking for long. |
| Soru: Had + özne + been + fiil-ing? | Had she been crying? |
| Süre sorusu: How long + had + özne + been + fiil-ing? | How long had you been living there? |
Sık yapılan hatalar
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| When we got married, Zeynep was working as a nurse for six years. | When we got married, Zeynep had been working as a nurse for six years. |
| I had been wait for an hour. | I had been waiting for an hour. |
| She had being working all day. | She had been working all day. |
| Deniz and Ece had been knowing each other since childhood. | Deniz and Ece had known each other since childhood. |
| The concert had been starting when we arrived. | The concert had started when we arrived. |
Türkçedeki en yakın karşılığı
Bu zamanın Türkçedeki en yakın karşılığı, çoğunlukla “-dır” ya da “-den beri” ile kullanılan şimdiki zamanın hikâyesidir (-yordu): Ahmet had been working at the bank for ten years when he decided to open a café. → “Ahmet kafe açmaya karar verdiğinde on yıldır bankada çalışıyordu.” İki dilin ayrıldığı yerler:
- Türkçedeki “-yordu” İngilizcede iki ayrı zamana karşılık gelebilir. Geçmişte belli bir anda süren eylem past continuous ile anlatılır: “Telefon çaldığında yemek yiyordum.” → I was eating when the phone rang. O ana kadar ne kadar süredir devam ettiği söyleniyorsa past perfect continuous gerekir: “Telefon çaldığında bir saattir ders çalışıyordum.” → I had been studying for an hour when the phone rang.
- Bitmiş eylemlerde Türkçe “-mıştı” kullanır; İngilizcede bu anlam past perfect ile verilir: “Öğlene kadar raporu yazmıştı.” → She had written the report by noon.
Kaynak
- Oxford Learner’s Dictionaries, Grammar (İngiliz İngilizcesi) — “Past perfect continuous” (https://www.oxfordlearnersdictionaries.com/grammar/online-grammar/past-perfect-continuous)
- Oxford Learner’s Dictionaries, Grammar (İngiliz İngilizcesi) — “Past perfect simple and past perfect continuous” (https://www.oxfordlearnersdictionaries.com/grammar/online-grammar/past-perfect-simple-and-past-perfect-continuous)
- Cambridge Dictionary, Grammar (İngiliz İngilizcesi) — “Past perfect continuous (I had been working)” (https://dictionary.cambridge.org/grammar/british-grammar/past-perfect-continuous-i-had-been-working)
- Cambridge Dictionary, Grammar (İngiliz İngilizcesi) — “Past perfect simple or past perfect continuous?” (https://dictionary.cambridge.org/grammar/british-grammar/past-perfect-simple-or-past-perfect-continuous)
- Oxford Learner’s Dictionaries, Oxford Advanced American Dictionary — “progressive” (sıfat) maddesi (https://www.oxfordlearnersdictionaries.com/definition/american_english/progressive_1)
- Oxford Learner’s Dictionaries, Oxford Advanced American Dictionary — “stative” maddesi (https://www.oxfordlearnersdictionaries.com/definition/american_english/stative)