Used to, be used to ve get used to farkı nedir?
Used to + fiilin yalın hâli, geçmişte düzenli olarak olan ya da geçerli olan ama artık olmayan bir şeyi anlatır: I used to live in Bursa. → “Eskiden Bursa’da yaşardım.” Be used to + isim ya da -ing bir şeye alışkın olmayı, get used to ise bir şeye alışmayı anlatır: I’m used to working late. → “Geç saate kadar çalışmaya alışkınım.” Üçü biçimce benzese de ayrı yapılardır.
Used to: geçmişteki alışkanlıklar ve durumlar
Used to hem tekrarlanan eylemleri hem de süren durumları anlatır ve her zaman geçmişle ilgilidir:
- Alışkanlık: We used to go camping every summer. → “Her yaz kampa giderdik.”
- Durum: This store used to be a bakery. → “Bu dükkân eskiden fırındı.”
| Yapı | Örnek |
|---|---|
| Olumlu: used to + fiil | She used to play the piano. |
| Olumsuz: didn’t use to + fiil | He didn’t use to like coffee. |
| Soru: Did + özne + use to + fiil | Did you use to walk to school? |
| Ek soru: did ile | You used to work here, didn’t you? |
- Olumlu cümlede biçim hep used to olur ve önüne be gelmez: I used to swim. (“I use to swim”, “I am used to swim” değil)
- Soruda ve olumsuzda did kullanılınca yazım use to olur: Did your dad use to coach soccer? Oxford Advanced American Dictionary, olumsuz biçim didn’t use to sözünün gündelik olduğunu ve yazıda pek kullanılmadığını belirtir.
- Cambridge Dictionary (İngiliz İngilizcesi) didn’t used to yazımının yaygın olduğunu, ama birçok kişinin bunu yanlış saydığını belirtir; çok resmî üslupta used not to da geçer.
- Söyleyiş: used to /ˈyustə/ diye okunur; “ikinci el” anlamındaki used ise /yuzd/ diye okunur: a used car.
Used to mu, would mu?
Geçmişteki alışkanlıklar için would da kullanılır: When I was a kid, my grandfather would tell us stories. Ama durumlar için yalnızca used to kullanılır: We used to have a dog. (“We would have a dog” değil). İkisi birlikte geçiyorsa çoğunlukla önce used to gelir ve sahneyi kurar.
Be used to: alışkın olmak
Be used to, sık yapıldığı ya da yaşandığı için artık yeni ya da garip gelmeyen bir şeyi anlatır. Geçmiş, şimdi ve gelecek için kullanılır. Buradaki to bir edattır; arkasından isim, zamir ya da -ing gelir:
- She’s used to the cold. → “Soğuğa alışkın.”
- I’m not used to driving in the city. → “Şehirde araba kullanmaya alışkın değilim.” (“not used to drive” değil)
- He was used to living alone. → “Yalnız yaşamaya alışkındı.”
Get used to: alışmak
Get used to, bir şeye zamanla alışmayı anlatır; arkasından yine isim ya da -ing gelir. Daha resmî üslupta become used to da kullanılır:
- You’ll get used to the new schedule. → “Yeni düzene alışırsın.”
- It took me a year to get used to working from home. → “Evden çalışmaya alışmam bir yılımı aldı.”
Sık yapılan hatalar
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| I use to play tennis on weekends. (geçmiş için) | I used to play tennis on weekends. |
| We are used to go there every summer. (geçmiş için) | We used to go there every summer. |
| Did you used to live here? | Did you use to live here? |
| I’m not used to wake up early. | I’m not used to waking up early. |
| He’s not use to the heat. | He’s not used to the heat. |
| We would live in Izmir. | We used to live in Izmir. |
Türkçedeki en yakın karşılığı
Used to sözünün Türkçedeki en yakın karşılığı “-ardı / -erdi” biçimi (geniş zamanın hikâyesi), çoğunlukla “eskiden” sözüyle birlikte: “Eskiden çok kitap okurdum.” → I used to read a lot. Be used to “alışkın olmak”, get used to “alışmak” ile karşılanır. İki dilin ayrıldığı yerler:
- “-ardı / -erdi” biçimi Türkçede başka anlamlar da taşır (“Bilseydim söylerdim.”); bu anlam used to ile değil, would ile karşılanır: If I had known, I would have told you.
- Türkçede “alışkın olmak” ve “alışmak” yönelme durumu ekiyle kurulur (“çalışmaya alışkınım”); İngilizcede buna to karşılık gelir, ama arkasından mastar değil -ing gelir: I’m used to working.
- Türkçede bir durum için “eskiden … idi” denir: “Burası eskiden bir sinemaydı.” → This used to be a movie theater.
Kaynak
- Oxford Learner’s Dictionaries, Oxford Advanced American Dictionary — “used to”, “used” (alışkın) ve “used” (ikinci el) maddeleri, “would” maddesi (used to, used (alışkın), used (ikinci el), would)
- Purdue OWL — “Verbs with Helpers” (https://owl.purdue.edu/owl/general_writing/grammar/verb_tenses/verbs_with_helpers.html)
- Cambridge Dictionary, Grammar (İngiliz İngilizcesi) — “Used to” (https://dictionary.cambridge.org/grammar/british-grammar/used-to)
- Cambridge Dictionary, Grammar (İngiliz İngilizcesi) — “Word choice: used to and be used to” (https://dictionary.cambridge.org/grammar/british-grammar/word-choice-used-to-and-be-used-to)
- Cambridge Dictionary, Grammar (İngiliz İngilizcesi) — “Tags” (https://dictionary.cambridge.org/grammar/british-grammar/tags)