Too ve enough nasıl kullanılır?

Son güncelleme: Tahmini okuma süresi: 4 dk.

Too “gereğinden fazla, olması gerekenden çok” demektir ve sıfattan ya da zarftan önce gelir: This tea is too hot. → “Bu çay fazla sıcak.” Enough “yeterince, yeterli” demektir; sıfattan ya da zarftan sonra, isimden önce gelir: The room isn’t big enough. → “Oda yeterince büyük değil.” / We have enough chairs. → “Yeterince sandalyemiz var.”

Too

  • Too + sıfat ya da zarf: The music is too loud. / You’re driving too fast. Sıfattan önce too much kullanılmaz: too expensive (“too much expensive” değil).
  • Too + sıfat + to ile kurulan mastar: She’s too tired to drive. → “Araba kullanamayacak kadar yorgun.”
  • Too + sıfat + for + kişi: These shoes are too small for me. → “Bu ayakkabılar bana küçük.”
  • İsimle too much, too many, too few, too little kullanılır: too much sugar (sayılamayan), too many cars (sayılabilen), too few buses, too little time.
  • Vurgu için much too ya da far too; far too daha güçlüdür: The box is far too heavy.

Too ve very

Very bir niteliği güçlendirir (“çok”); too ise o niteliğin gereğinden fazla olduğunu, çoğu zaman bir soruna yol açtığını söyler:

  • The movie was very long. → “Film çok uzundu.” (yalnızca bilgi)
  • The movie was too long. → “Film fazla uzundu.” (olması gerekenden uzun)

Cambridge Dictionary, bir sıfatı yalnızca vurgulamak için too değil very kullanılmasını önerir: Your garden is very beautiful. Fiille de very much kullanılır: We enjoyed the trip very much. (“enjoyed the trip too much” bu anlamda değil). Not too “pek değil” anlamına gelebilir: The test wasn’t too difficult. → “Sınav pek zor değildi.”

Enough

  • Sıfat ya da zarf + enough: Is the water warm enough? / He didn’t run fast enough. Enough sıfattan önce gelmez: old enough (“enough old” değil).
  • Enough + isim (çoğul ya da sayılamayan): Do we have enough eggs? / There isn’t enough time. İsimden sonra gelen enough (“money enough” gibi) eski bir kullanım gibi durur.
  • The, my, them gibi sözlerden önce enough of: We don’t have enough of these forms.
  • Tek başına: “More pasta?” “No thanks, I’ve had enough.”
  • Arkasından to ile mastar ya da for gelebilir: She’s old enough to vote. → “Oy kullanacak yaşta.” / Is this car big enough for five people?
  • Not enough gerekenden az olanı anlatır: We don’t have enough plates for the guests.

Too “de, da” anlamında

Too “de, da, ayrıca” anlamında da kullanılır; gündelik dilde also sözünden daha yaygındır ve genellikle cümlenin sonuna gelir: I’d like a coffee too. → “Ben de bir kahve istiyorum.” Kısa cevapta Me too. denir. Olumsuz cümlede too değil, not … either kullanılır: I don’t eat meat either. → “Ben de et yemem.” Türkçedeki “de / da” ile ilgili ayrıntı için De / da ayrı mı yazılır? sayfasının “İngilizcede” bölümüne bakın.

Sık yapılan hatalar

YanlışDoğru
This coat is too much expensive.This coat is too expensive.
He isn’t enough old to drive.He isn’t old enough to drive.
We don’t have money enough.We don’t have enough money.
There are too much cars downtown.There are too many cars downtown.
I like this song too much. (“çok severim” anlamında)I like this song very much.
I’m not hungry too.I’m not hungry either.

Türkçedeki en yakın karşılığı

Too sözünün Türkçedeki en yakın karşılığı “fazla, aşırı”, enough sözününki “yeterince, yeterli” sözleridir. İki dilin ayrıldığı yerler:

  • Türkçede “çok” hem very hem too anlamında kullanılabilir; İngilizcede ikisi ayrıdır. “Bu ev çok pahalı.” cümlesi, alınamayacak kadar pahalı demekse This house is too expensive., yalnızca bilgi veriyorsa This house is very expensive. diye çevrilir.
  • “-amayacak kadar” İngilizcede too … to ile karşılanır ve İngilizcede fiil olumludur: “Yüzülemeyecek kadar soğuk.” → It’s too cold to swim.
  • “-acak kadar” enough to ile karşılanır: “Ehliyet alacak yaşta.” → He’s old enough to get a driver’s license.
  • “Yeterince” Türkçede sıfattan önce gelir (“yeterince büyük”); İngilizcede enough sıfattan sonra gelir: big enough.

Kaynak

İlgili